Stay Signed In
Do you want to access your site more quickly on this computer? Check this box, and your username and password will be remembered for two weeks. Click logout to turn this off.
Stay Safe
Do not check this box if you are using a public computer. You don't want anyone seeing your personal info or messing with your site.
Ay akşamdan ışıktırrr YAYLAAALAR YAYLAAALAR.. Yüküm şimşir kaşıktır... DİLO DİLO YAYLAAALAR... Komşu kızını zapteyle... YAYLAAALAR YAYLAAALAR.. Bizim oğlan aşıktır.. DİLO DİLO YAYLAAALAR... Selam şekerlerrr!.. Yine süper bir şarkıyla girdim yazıya. Ve yine irdelenesi sözler var şarkımızda. Oğlan aşık olunca çözümün komşu kızının zapteylenmesinde aranması çok yanlış bi kerem!.. Bırakın yaşasınlar aşkı yahuuu.. Zaten o kadar kısaki bu duygu. Şöyle bir diyalog olası. "Şulecan bugün evden çıkmıycan!." "Niye baba?" "Komşunun oğlu azmış dikkat etmek lazım ele güne rezil etme beni!." Böyle işte. Bu haftaki konumuz kopya.. Her öğrencinin kıyısından köşesinden bulaştığı bu muazzam bilgi hırsızlığını kendi deneyimlerimden yola çıkarak anlatmak istiyorum. Okul yıllarında öğretmenlerimiz en büyük arzularından birisini şu cümleyle dile getirmiştir. "Çocuklar öle bir sınıf olmalıyızki sınavdayken sizleri bırakıp dışarı çıkabilmeliyim.. Kopya çekmiyeceğinizi bilmeliyim birbirimize güvenmemiz lazım.." Çok iyimser bir beklentidir bu.. Ve bu cümlenin ardından öğrencilerden biri atılır; "Siz hiç öğrencilik yıllarında kopya çekmedinizmi hocam?" Ki bu pişkin soruyu soran öğrenci sınıfın en baba kopya çekenidir.. Bi öğretmen sınav esnasında bu ve buna benzer soru soranlardan sınavda gözünü ayırmamalıdır.. Öğrencilik hayatım boyunca bi çok kopya olayını gözlemledim ve ne yalan söliyim bende kopya çektim.. İşte bi kaç kopya tekniği..
SIRANIN ÜZERİNE YAZMAK
En risksiz olanıdır.. Yakalanma oranı oldukça düşüktür (%7) Bu klasik yöntemde yakalansanız bile "valla ben yazmadım hocam" diyip sıyrılabilirsiniz.. Fakat şöle bi tehlikesi vardır.. Emek sarfedip bütün bilgileri sıraya yazarsanız ve sınav başlamadan öğretmen yanınıza gelip "Selattin sen ordan kalk arka tarafa geç" derse yiyeceğiniz meyvenin ayva olduğunu söylemem gerekir...
GÖMLEĞİN KOLLARINA YAZMAK
İşte size çalıntı bilginin sabit olduğu bi kopya.. Örtmen kaldırsada kopya sizinle gelir.. "Tamam iyide nasıl yapılıyo bu iş abicim" diyenler işte sorunuzun cevabı.. Sınav gecesi gömleğin kollarını masanın üzerine yayarak, bi güzel işleyin kalemle bilgileri.. Yalnız şuna dikkat edin, gömleğin kollarını doldurduğunuz kalemle gömleğin rengi aynı olmalıdır.. Mavi gömlek mavi yazan kalem; kırmızı gömlek kırmızı yazan kalem gibi (Beyaz gömlek olunca beyaz yazan kalemmi kullancaz abi, diye espiri teşebbüsünde bulunanları duymuyorum bile.. Espiri yapılması gerekirse ben yaparım siz örtmene yakalanmamaya bakın..) Daha sonra gömleğin üzerine giydiğiniz ceket yada hırka doğal olarak gömlek kollarını kapatacak.. Örtmen sıra aralarında dolaşırken saatinize bakıyormuş gibi gibi felan yaparak gömlek kollarına yazdıklarınızı okuyarak cillop gibi kopya çekebilirsiniz.. Gömlek ve kalem renginin uyulması sayesinde, sizden başkası zaten kolunuzda kopya olduğunu algılayamaz.. Fakat şunuda sölim az buz gömleğim heba olmadı bu uğurda.. Ama hiç yakalanmadım..
TAHTAYA YAZMAK
Üniversite yıllarında keşfettiğim bi teknikti.. Tüm hakları bana aittir. Ama kullanabilirsiniz, sorun değil benim için Az buçuk ingilizceniz varsa epey bi işe yarıyo ki benim ingilizcem iyidir.. Diyelim ki şöle bi cümleyi ezberlemekte güçlük çekiyorsunuz.. "Likyalılar parayı 1218 yılında buldular.. İyi halt ettiler!.." Elinize tebeşiri veya tahta kalemini alıp yarı ingilizce yarı türkçe yazın bu cümleyi.. "Likyalıs found the money in 1218... Good halt made!.." Yada diyelimki şöle bi şeyi ezberleyemiyosunuz "Ücret türleri a: Nakit ücret b: Zamana göre ücret c: Parçaya göre ücret" Napıyosunuz? Yine tahtaya yönelip yarı İngilizce yarı Türkçe şunları yazıyorsunuz "Money türs a:Tiko money b:Time'a göre money c:Parça head'ına göre money.." Bide bunu yaparken tahtanın sol üst köşesine Ders: İngilizce Konu: Present Future Tense. yazın.. Şekil olsun.. Örtmende sanki bi önceki ders ingilizceymişde ordan kalmış hissine kapılıyo.. Örtmenlerimizin büyük bi kısmı zaten ingilizce bilmediğinden tahtadaki bu yarı ingilizce yarı türkçe bilgileri anlıyamıyolar.. Ama bi keresinde sınavda bi hocam durumu çakmıştı.. Nerden bilebilirdim Amerika'da bi üniversitede 8 yıl çalıştığını yahuuu!... "Kim yaptı bunu?" dedi.. Kimseden ses yok.. "Çocuklar n'olur söleyin.. Gerçekten tebrik etmek istiyorum.. Kimse bunu yapan gerçekten çok zekiymiş" Oysa kurulan cümlede adım zaten mevcuttu şeker...
HESAP MAKİNESİNE YAZMAK
Hesap makinesinin koruyucu siyah bölümüne gerekli şeyler kurşun kalemle yazılır ki rahatça okunabilsin.. Tükenmez kalemle yazınca okumak çok zor oluyo.. Yakalanma riski oldukça yüksektir.. Pek tavsiye etmiyorum..
YARA BANTINA YAZMAK
Sanki düşüp kollarınızı yaralamışcasına yara bantlarını kollarınıza yapıştırın.. Tabii yapıştırmadan önce gerekli bilgileri yazın.. Yalnız bant sayısını abartmayın!.. Dikkat çekebilir.. Daha sonrada sanki yaranız kaşınıyormuş gibi yaparak, yaralı kisvesine bürünmüş bölgedeki bilgileri doğruca sınav kağıdına aktarın.. Kolay gelsin...
BACAĞA YAZMAK
Hiç öğretmen "Aç bakayım ne yazıyo bacağında?" diyemiyeceği için güvenlidir!... Yalnız erkek öğrencilerin uygulamayacağı bi yöntemdir.. Pantolonu sıyrılmış olarak yakalanan bir erkek öğrenci durumu izah edemez zaten "Selattin n'apıyosun yavrum? Hayırdır pantolon sıyrılmış!..." "Şeyyy hocam... Tüylerimi istenen tüyler istenmeyen tüyler diye ayırıyorumda!..." Dolasıyla bu yöntem hatunlara özgüdür.. Pileli kısa bi etek (Açılması kolay oluyo!) ispirtolu kalem (sonra zor çıkıyo ama) ve bi çift bacak (Güzel olması şart değil!..) gerekli malzemelerdir.. Yalnız bi öğrenci niye kopya çeker? Bunu hiç düşündünüzmü.. Siz öğrenciye "1. sayfadan 187. sayfaya kadar sorumlusunuz gerisi beni ilgilendirmez" derseniz öğrenci kopya çeker... Siz ders kitaplarında deneylere yer verip bunların pratik olarak uygulanması, bilginin öğrenci tarafından daha iyi kavranması için laboratuvarlar yapmassanız (göstermelik değil ama!) öğrenci kopya çeker.. Siz üniversitedeki eğitimi fotokopi sistemi üzerine kurarsanız öğrenci kopya çeker... Her yeni gelen bakanla yeni bir eğitim sistemi gelirse öğrenci kopya çeker... Siz öğretmenlere komik maaşlar verirseniz görevi eğitmek olan bu yüce insanlar "Nasıl öğrenci yetiştiririm?" yerine "Nasıl geçinebilirim?" derdine düşerse öğrenci kopya çeker... Bu ülkenin en önemli sorunu eğitim olmasına rağmen, bütçeden eğitime pay ayırırken pinti davranıp milli savunmaya 7 katrilyon 433 trilyon lira ayırırsanız öğrenci kopya çeker.. Siz öğrencileri saçma and sapan bi sınav sisteminde birbirine kırdırırsanız 4 yanlış yapsada bi doğrusunu götürsek diye beklerseniz öğrenci kopya çeker... Oysa bütün yanlışları yapan sizsiniz, ama ne acı, yanlışlarınızın götüreceği bi doğrunuz bile yok!!! Ne güzel bi şarkı sözüdür "Benim hala umudum var" Benim de var... Çünkü bu ülkenin yetkileri kısıtlıda olsa, Ahmet Necdet Sezer gibi hukukçu bi cumhurbaşkanı var.. Dürüst.. Onurlu... Şerefli... Ve yazımı editörümüz Cengiz Kahraman gibi bitiriyorum... Umut var... Ve hep olacak... Hoşçakalın şekerler... I KISS YOU!...